Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), Halk TV'ye kayyum atanması ve yayınlarının durdurulmasına tepki göstererek, "Halkın haber alma hakkına kayyum atanamaz" açıklaması yaptı. Basın özgürlüğünün 86 milyon yurttaşın temel hakkı olduğunu vurgulayan dernek, hukuki dayanakların açıklanmasını ve ekran karartmalarına son verilerek yayınların yeniden başlamasını talep etti.
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), Halk TV'ye kayyum atanması ve televizyon yayınlarının durdurulmasına tepki göstererek yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, yaşanan sürecin yalnızca bir basın kuruluşunu değil, toplumun haber alma özgürlüğünü ve demokratik haklarını doğrudan ilgilendiren "son derece ciddi bir gelişme" olduğu vurgulandı.
"Halkın haber alma hakkına kayyum atanamaz!" başlığıyla kamuoyuna duyurulan metinde, Anayasa'nın 28. maddesinde yer alan "Basın hürdür, sansür edilemez" hükmü hatırlatıldı. Dernek, "Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil, 86 milyon yurttaşın temel hakkıdır" ifadelerini kullanarak, kişi veya şirketler hakkında yürütülen soruşturmaların milyonlarca yurttaşın haber alma hakkının gasp edilmesine gerekçe yapılamayacağının altını çizdi.
“TOPLUMUN HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜ ZAYIFLAR”Yıllardır savundukları evrensel tüketici haklarının en başında "bilgilenme hakkı"nın geldiğine dikkat çeken TÜKODER, ekran karartmalarının toplumun farklı görüşlere ulaşmasını, gerçekleri öğrenmesini ve demokratik denetim hakkını engellediğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "Haber alma hakkı engellenen bir toplumun hak arama özgürlüğü de zayıflar. Halk TV'nin yayınlarının durdurulması karşısında gösterilecek demokratik duyarlılık, yalnızca bir televizyon kanalına değil, toplumun ortak hak ve özgürlüklerine sahip çıkmaktır" denildi.
Demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını belirten dernek, konuya ilişkin taleplerini de sıraladı. Halk TV'ye yönelik kararların hukuki dayanaklarının kamuoyuna açıklanması ve bağımsız yargı denetiminin sağlanması talep edilirken, basın özgürlüğünü sınırlayan bu tür uygulamalara son verilerek yayınların yeniden başlaması gerektiği vurgulandı. Buna ek olarak, gazetecilerin ve basın emekçilerinin çalışma haklarının güvence altına alınması istendi.
Basın özgürlüğünün iktidarların topluma sunduğu bir ayrıcalık değil, anayasal bir hak olduğu hatırlatılan açıklama, "Özgür basın olmadan özgür toplum, özgür toplum olmadan gerçek demokrasi olmaz!" mesajıyla son buldu.
| # | Наименование новости | Тональность | Информативность | Дата публикации |
|---|---|---|---|---|
| 1 | Foça’da Halk TV tepkisi: Ne geri çekileceğiz ne de sessiz kalacağız | 0 | 5.92 | 16-10-2026 |
| 2 | Dijitalde denetim yok sınır yok! Çifte standarda sert tepki | 0 | 8.26 | 12-08-2026 |
| 3 | Karar: в Турции задержали журналиста за сообщение об отставке министра | 0 | 9.34 | 26-09-2026 |
| 4 | Change.org Türkiye yeniden erişime açıldı | 0 | 5 | 09-07-2026 |
| 5 | Yargının durdurduğu Menemen TOKİ projesi için “İnşaatı durdurun” çağrısı! | 0 | 8.81 | 15-10-2026 |
| 6 | Sinemacılardan ‘Sanatsal İfade ve Üretim Alanımızı Savunuyoruz’ başlıklı ortak bir bildiri | 0 | 7.4 | 24-08-2026 |
| 7 | La police turque prend le contrôle de la principale chaîne de télévision privée d'opposition | 0 | 8.37 | 14-10-2026 |
| 8 | TÜRK-İŞ'ten 'bölgesel asgari ücret' çağrılarına tepki: 'Son derece riskli bir öneri' | 0 | 5.96 | 25-07-2026 |
| 9 | Kemal Kılıçdaroğlu yandaşları eliyle de mi dibe çekiliyor? | 0 | 9.37 | 28-07-2026 |
| 10 | Dokuz Eylül Üniversitesi’nde mobbing ve hukuksuz uygulama iddiası | 0 | 5 | 03-07-2026 |