FETÖ'nün kumpas davaları sürecinde Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada karanlık bir ağ deşifre ediliyor....Devamı için tıklayınız
Giriş Tarihi: 25 Eylül 2026 06:33 Son Güncelleme: 25 Eylül 2026 06:52
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Silivri Cezaevi'nde 12 Kasım 2011'de şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı.
Kozinoğlu'nun zehirlenme iddialarının araştırılması amacıyla kritik doku örneklerinin gönderildiği ve sıkı güvenlik önlemleriyle korunan Adli Tıp Kurumuna, doku örneklerinin ulaşmasından yalnızca 10 gün sonra skandal bir şekilde hırsız girdiği ortaya çıkmıştı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, kuruma sızan kişinin Ankara Açık Cezaevinden firar eden ve bilhassa İstanbul'a gelerek Adli Tıp Kurumuna giren bir hükümlü olduğu saptandı.
ŞÜPHE ÇEKMİŞTİ
Otopsi döneminde şaşkınlık veren hırsızlığın üzerine Adli Tıp Kurumu yetkilileri yaptığı jet açıklamada, yalnızca 2 personelin cüzdanının çalındığını iddia etmişti. Kritik otopsi ve doku incelemelerinin sürdüğü dönemde yaşanan bu firari sızma, "delil karartma" şüphelerini beraberinde getirdi.
"SU SEBİLİ TAKACAĞIM" DİYEREK GİRİŞ YAPMIŞ
Tespitlere göre Erinci, 22 Kasım 2011 tarihinde kuruma "Su sebili takacağım" bahanesiyle giriş yaptı. Doku incelemelerinin sürdüğü ve Kozinoğlu'na ait kritik numunelerin yer aldığı dairede bir süre yalnız kalan Erinci'nin, bu esnada kan ve doku örneklerini değiştirmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Başsavcılık, olayın oluş şekli, işlendiği yer ve zamanı dikkate alarak "delil karartma" şüphesini derinlemesine araştırıyor.
SADECE 10 GÜN SONRA
Kozinoğlu'nun şüpheli vefatının ardından, zehirlenme iddialarını netleştirmek üzere kritik doku ve kan örnekleri Adli Tıp Kurumuna gönderilmişti. Ancak numunelerin kuruma ulaşmasından yalnızca 10 gün sonra, koruma altındaki binada skandal bir hırsızlık olayı yaşandı.
ÜSTÜ KAPATILDI
Kritik otopsi sürecinde yaşanan bu firari sızmanın ardından dönemin Adli Tıp Kurumu yetkilileri jet bir açıklama yaparak kurumdan yalnızca iki personelin cüzdanının çalındığını iddia etmiş ve olayı basit bir hırsızlık gibi yansıtmıştı.
Ancak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü titiz soruşturma, olayın sıradan bir hırsızlık olmadığını, organize bir delil karartma operasyonu olabileceğini netleştirdi.
'Şüpheli' sıfatıyla ifadesinin alınmasına karar verilen Gürsoy Erinci'ye, şüpheli hırsızlık olayına ilişkin yeni sorular sorulacak.
25 SUÇ KAYDI VAR
Sabah'ın haberine göre yapılan incelemelerde, Ankara Sincan Açık Cezaevinden 17 Ekim 2011'de izin ihlali yaparak kaçan ve hırsızlık-dolandırıcılıktan 25 ayrı suç kaydı bulunan Gürsoy Erinci'nin, firar ettikten sonra özel olarak İstanbul'a geldiği ve Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesine sızdığı saptandı.
Mobil uygulamalarımızı indirin